İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden yeni eğitim modeli önerisi

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden yeni eğitim modeli önerisi

İMİB açıklamasında görüşlerine yer verilen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Maden Sektör Kurulu Başkanı ve İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, tüm sektörlere ham madde üreterek 40 milyar dolarlık bir değer oluşmasına katkıda bulunan maden sektörüne nitelikli gençler yetiştirmek için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile birlikte çalışacaklarını bildirdi. Bu kapsamda 29 Kasım’da İstanbul’da bütün tarafların hazır bulunacağı bir toplantı düzenleneceğini aktaran Dinçer, madencilik sektöründeki sorun ve sıkıntıların azaltılması için yaptıkları bir diğer çalışmanın ise ÖTV’ye ilişkin olduğunu kaydetti. Dinçer, enerji maliyetleri üzerindeki ÖTV’nin madencilik sektöründe uygulanmamasını istediklerini, uluslararası denetim ve mali danışmanlık firmalarından bu kapsamda bir rapor talep ettiklerini belirtti.

MADEN SEKTÖRÜ, YÖK VE ÜNİVERSİTELER 29 KASIM’DA BİR ARAYA GELECEK
Aydın Dinçer, YÖK, üniversite bölüm başkanları ve ilgili bakanlıkla yürüttükleri çalışmalara değinirken, “YÖK ile birlikte madencilik ve jeoloji fakültelerinin öğrencilerine asgari ücret ile burs vererek çok daha nitelikli öğrencileri üniversitelere, bu sektörün geleceğine emanet etmek üzere, çekmeyi planlıyoruz. 29 Kasım’da YÖK ve üniversite bölüm başkanlarımızla İstanbul’da, bakanlıklarımızın da yetkililerinin katılacağı müfredat ile ilgili bir çalışmada hep birlikte bulunacağız.” ifadelerini kullandı.

Dinçer, madencilik ve jeoloji bölüm öğrencilerinin eğitimi için de bir model önerisine sahip olduklarını belirterek, “7 1, yani yedi sömestir okulda, bir sömestir sanayide veya madende çalışan öğrencileri mezun etmek istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerimizi başlatıyoruz ve liseler ile ortaokullarda, madenciliği ve yerli kaynakların öneminden daha çok bahsedilmesi yönünde müfredata eklemeler yapılmasını sağlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“MADEN İHRACATI ASLINDA 7 MİLYAR DOLAR”
İMİB Yönetim Kurulu Başkanı Dinçer, maden sektörünün ihracat rakamının 5 milyar dolar olduğunu aktararak, kimya sektöründe gözüken trona madeni ve borun bazı malzemeleri eklendiğinde aslında maden ihracatının 7 milyar dolar civarında olduğunu bildirdi. Dinçer, bu rakamı daha üst seviyelere çıkarmak için Ticaret Bakanlığı ile birlikte son bir yılda 20 ülkeye ticaret heyeti organizasyonu düzenlediklerini kaydetti.

Maden sektörünün en önemli gider kalemini akaryakıt ve enerjinin oluşturduğunu, madencilik sektörünün ÖTV’den muaf tutulmasını istediklerini belirten Dinçer, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Madenlerimizi Türkiye’de işlemekten bahsederken ÖTV’nin enerji maliyetinden kaldırılması bizi o uç ürün hedefine daha kolay ulaştıracaktır. Bununla ilgili uluslararası denetim ve mali danışmanlık firmalarından bir rapor hazırlatmalarını istedik. Önümüzdeki süreçte bunlar hazırlanacak. Hazine ve Maliye Bakanlığımıza iletilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın da buna destek vermesini talep ediyoruz. Sektörümüz, devlet hakları yapılandırmaları sürecine maalesef hiçbir zaman dahil edilemedi. Bununla ilgili de Gelir İdaresi Başkanımız ile görüşmeleri gerçekleştirdik ve kendilerinden herhangi bir borç söz konusu ise taksitle yapılandırma şeklinde önümüzü hemen açabilecekleri bir ortam oluşturabilecekleri bir görüşme sağladık. Burada yine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın da desteğini istiyoruz. Yine bakanlığımızın yeni maden kanunu çalışmaları yapmasını çok önemli buluyoruz ve sektörü de buna dahil etmesini gerçekten önemsiyoruz.”

50 İLDE PANELLER DÜZENLENECEK
Aydın Dinçer, madencilik algısını yükseltmek ve sürdürülebilir doğru madencilik faaliyetleri için “Türk Madenciliğinde Farkındalık ve Uluslararası Marka Yolculuğu” panelleri düzenlemeye başladıklarını, bu organizasyonları İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı desteği ile düzenlediklerini bildirdi.

50 ilde düzenlemeyi planladıkları etkinliğe kamunun daha fazla destek vermesini istediklerini aktaran Dinçer, “Biz gelecek nesiller için yer altındaki zenginliklerimizi çıkartmak ve gelecek nesillere refah seviyesi yüksek, ekonomik olarak güçlü bir ülke bırakabilmek için ağır sanayilerin ham maddelerini üretmek zorundayız. Tabii ki çevre hassasiyeti, hepimizin hassasiyetidir. Madencilik faaliyetleri; yasaklı bölgeler dışında yapılabilen faaliyetlerdir. Dolayısıyla aldığımız tüm izinler ve ruhsatlar bir hukuka dayanmaktadır. Gelecek nesillere daha iyi bir çevre bırakabilmek adına hükümetimiz, sivil toplum kuruluşları, şirketlerimiz Tarım ve Orman Bakanlığımızla yoğun çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.